6’ncı yıl: Ninova Ovası Soykırımı

IŞİD, 2014 yılında Musul’a saldırdığında Ninova Ovası’nda çoğunluğu Süryanilerden oluşan 136 bin Hıristiyan göçe maruz bırakıldı. Topraklarına geri dönen Hıristiyanların, İran milisleri ‘Şebekler’in baskı ve ambargosuyla yaşadıkları tedirginlik ve taleplerini aktarıyoruz.

Ninova Ovası’nda yaşayan Hıristiyanlar IŞİD’in 2014 yılında yaptığı saldırıdan önce de birçok tehdit ve saldırıya maruz bırakılmıştı.

Nefret saldırıları, tehdit ve dışlanmaya maruz kalan Hıristiyanlar için saldırı altyapısı oluşturulmuştu.

Bunun yanında kiliseler yağmalanarak yakılmış, din görevlileri öldürülmüş, mezarlıklar da tahrip edilmişti.

IŞİD, 2014 yılında Musul’a saldırdıktan sonra Ninova Ovası’ndaki çoğunluğu Süryanilerden oluşan Hıristiyanlara “Ehl-i Kitap” oldukları için Ezidilere yaptıkları şekilde direkt saldırmamıştı.

IŞİD Hıristiyanlara 3 ‘seçenek’ sunmuştu; ya cizye vergisi verilecekti, ya Müslüman olunacaktı, ya da mülklerini IŞİD’e teslim edip topraklarını terk edeceklerdi.

Hıristiyanlar IŞİD’in dayattığı 3 yolu da kabul etmemişti fakat göç etmekten başka çareleri de yoktu.

IŞİD, 2014 yılında Musul’a saldırdığında 136 bin Hıristiyan göçe maruz bırakıldı.

Bölgede kalan insanların bir kısmı öldürüldü, kadın ve çocuklar esir alınıp satıldı.

Soykırıma tanık olan bir Süryani vatandaşın aktardığı bilgiler şöyle:

“Ninova Ovası’ndaki Süryanilerin kendilerini savunabilecek güçleri yoktu. Askeri eğitimleri ve koruma kabiliyetleri yoktu. Yıllardan beridir tehdit altındaydık, her zaman mülklerimize sahip olacaklarını söylüyorlardı.

“Peşmerge güçlerinden gelen talimatla bölgedeki Süryanilerin bir saat içerisinde köyleri terk etmeleri söylendi. IŞİD’in Ninova Ovası’na saldırdığını öğrenen Süryaniler yalın ayak kaçmak zorunda kaldılar.”

Göçe maruz bırakılan Hıristiyanların bir kısmı Irak Kürdistan Bölgesi’nde Erbil, Duhok, Süleymaniye ve Şeklave’ye, bir kısmı da Avrupa, Avustralya, Lübnan ve Türkiye’ye göç etti.

Irak’ta bulunan bir milyon 500 bin Hristiyan nüfusu, 200-300 bine düştü.

IŞİD, Ninova Ovası’ndaki kilise ve manastırların yüzde 70’ini yakarak bombaladı

IŞİD’in işgali sorasında ise Musul ve Ninova Ovası’ndaki 85 kilise yağmalanarak bombalandı, 3 mezarlık da kundaklandı.

IŞİD, göçe maruz bıraktığı Hıristiyanların değerli eşyalarını bulmak için Ninova Ovası’ndaki tüm mezarlıkları kundakladı, 50 yıllık tabutları dahi açtı.

Bunun yanında kiliseler yağmalandı, bombalandı ve yakıldı.

Ninovalı Hristiyanların bir kısmı, Musul’un IŞİD’den kurtarılmasından sonra, kentin batısındaki Bertıle kasabasında Müslüman, Ezidi ve Şebekler ile yaşamlarını sürdürüyor.

Göçe maruz kalan Hıristiyanların yüzde 50’si geri dönerek evlerini onarmaya başladı. Fakat bölgede altyapı hizmetinin olmayışı, Hıristiyanların evlerine dönememesinin önündeki engellerden biri olarak biliniyor.

“IŞİD gitti yerine daha tehlikeli olan İran milisleri ‘Şebekler’ geldi”

Saldırılara tanık olan Süryani vatandaş, bölgenin şu anki durumunun IŞİD’in saldırılarından farklı hissettirmediğini kaydediyor.

Toprakalarına geri dönen halk evlerini ve sokaklarını onarıp yeni bir gelecek inşaa ederken, bu sefer de İran milisleri ‘Şebekler’in baskılarına maruz kaldıklarını paylaşıyorlar.

Şebekler’in Ninova Ovası’nda hakimiyet kurarak Hıristiyan halklardan vergi aldığı ve baskı uyguladığı paylaşılıyor.

“Hıristiyanlardan intikamlarını alıyorlar”

“Evlerimizi satın alıyorlar, psikolojik baskı uyguluyorlar. Karakuş’un kaymakamı Süryani ama ona da Şebekler hükmediyor. Karakoş’a (Bağdede) dolaylı olarak ambargo uygulanıyor.

“Bizden alışveriş yapmamaları ve hastanelerimize gelmemeleri söyleniyor. Karakoş, Musul’dan önce ticari olarak çok önemli bir yerdi ve güvenliydi, Hıristiyan bekçiler tarafından korunuyordu fakat şimdi hem ticaret engelleniyor hem de ambargo uygulanıyor. Bir kere daha görüyoruz ki, “bizim bizden başka dostumuz yok.”

Ninova Ovası’ndaki Süryaniler, yüzyıllardır maruz kaldıkları soykırım, saldırı ve tehditlerin halen sürmekte olduğunu, yaşananın soykırım zihniyetinden başka bir şey olmadığını dile getiriyorlar.

Soykırımdan sonra birçok Hıristiyanın halen dönememesinin sebebinin ise Şebekler’in uyguladığı soykırım politikası olduğu paylaşılmakta.

Yaşam koşulları ve yüzyıllardan beridir süregelen maruz kaldıkları ambargolar sebebiyle endişeli olan Süryaniler, tek güvencelerinin Brüksel’deki bir konferansta Hıristiyanlar için talep ettikleri özerklik olduğunu, kendilerinin ancak bu şekilde korunabileceklerini ifade ediyorlar.

“Yüzyıllardır hep zulüm gören iki halk Ezidiler ve Hıristiyanlar, beraber ortak çalışma yürütebilecekleri özerklik istiyor” diyen Süryaniler, demografik yapının değiştirilmesine izin vermeyeceklerini ifade ediyorlar.

Kaynak : SABRO