İş akitlerinin feshedilmesini engelleyen uygulama ile kısa çalışma uygulamasının uzatılmıştı

Haziran ayında “İstihdam Kalkanı Paketi” adı altında tarihin en geniş kapsamlı istihdam paketinin çıkarılacağı söylendi, ancak tarafların anlaşamaması üzerine paket bir başka bahara kaldı. Kıdem tazminatı üzerinde kolayca anlaşma sağlanabilecek kolay bir konu değil, ağır siyasi sonuçları olabilir. Bu nedenle kısa vadede gündeme getirilmeyeceğini düşünüyorum. Ancak daha önce de benzer süreçler yaşanmış, kıdem tazminatı düzenlemesi birkaç defa gündeme getirilip tartışıldıktan sonra geri çekilmiş olduğu için hükûmetin bu düzenlemeden vazgeçmeyeceğini de tahmin ediyorum. Ortamı uygun gördüğü anda yeniden gündeme getirebilir düzenlemeyi…

Büyük paket olmayınca Meclise “mini istihdam paketi” sunuldu. Çok kısa bir süre içinde paket 7252 sayılı Dijital Mecralar Komisyonu Kurulması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun olarak kabul edildi.

Kanun ile çalışma hayatına yönelik önemli düzenlemeler yapıldı. Şimdi bunların bazılarına göz atalım.

Önce kısa bir hatırlatma turu…

Covid-19 sebebiyle kısa çalışma ödeneğinden yararlanma şartlarında 30 Haziran 2020 tarihine kadar uygulanmak üzere iki önemli kolaylaştırma yapılarak; önce süreler kısaltılmış, sonra kısa çalışma ödeneğinin iş müfettişi incelemesi beklenmeden yapılması sağlanmıştı. Cumhurbaşkanının Covid-19 sebebiyle kısa çalışma ödeneği uygulama süresini bir bütün olarak 6 ay (yılsonuna kadar) uzatmaya yetkisi bulunuyor.

Ancak Cumhurbaşkanı Haziran sonunda biten kısa çalışma ödeneğinin süresini, 30 Haziran 2020 tarihine kadar kısa çalışma başvurusunda bulunmuş olan işyerleri için sadece 1 ay uzattı. Buna göre, 1 Temmuz’dan önce kısa çalışma uygulaması biten işyerleri için 1 Temmuz tarihinden itibaren, 1 Temmuz itibariyle kısa çalışma uygulaması devam eden işyerleri bakımından ise kısa çalışma bitiş tarihinden başlamak üzere kısa çalışma süresi 1 ay uzadı.

Diğer taraftan yapılan başka bir geçici düzenlemeyle, 17 Nisan 2020 tarihinden 17 Temmuz 2020 tarihine kadar 3 aylık sürede iş sözleşmelerine fesih yasağı getirilmişti. Bu yasak işveren için geçerli, işçi istifa ederek iş sözleşmesini sonlandırabiliyor. Fesih yasağı uygulanan süre içinde işveren işçiyi onayını almadan tek taraflı olarak ücretsiz izne çıkarabiliyor, işçi bu uygulamaya karşı haklı sebeple fesih hakkını kullanamıyor. Bu şekilde ücretsiz izne gönderilen işçiye nakit ücret desteği adı altında günlük 39,24 TL ödeme yapılıyor. Bu uygulamaların süresi de 1 ay uzatıldı, yani 17 Ağustos tarihine kadar sürecek. Fesih yasağı ile pandemi sürecinde işçinin işini kaybetmesinin önüne geçilmiş oluyor, ancak bu dönemde ücretsiz izne ayrılan işçiye ödenen destek tutarı son derece yetersiz. En azından kısa çalışma ödeneği kadar bir gelir desteği sağlanabilirdi. Doğal olarak bu uygulamalar sendikaların tepkisini çekiyor.

Covid-19 sebebiyle geçici olarak bu şekilde düzenlenen çalışma hayatı mini istihdam paketinden nasıl etkilenecek?

Kısa çalışma ödeneğine ilişkin düzenlemeler…

Yukarıda Cumhurbaşkanının kısa çalışma başvurularına ilişkin tarihi bir bütün olarak 31 Aralık 2020 tarihine kadar uzatma yetkisi bulunduğunu belirtmiştim. Yani bu yetki sektörler itibariyle kullanılamıyordu. Mini paketle yapılan değişiklik ile Cumhurbaşkanına 31 Aralık 2020 tarihine kadar başvuru ve/veya kısa çalışma ödeneğinden yararlanma süresinin sektörel olarak uzatılabilmesine ilişkin yetki verildi. Cumhurbaşkanı bir bütün olarak uzatabileceği gibi salgından en çok etkilenen sektörler itibariyle de süreyi uzatabilecek.

Paketten çıkan bir başka düzenleme uyarınca, haftalık normal çalışma sürelerine dönülmesini teşvik etmek amacıyla, özel sektör işyerlerinde kısa çalışma ödeneğinden yararlananlar ile nakdi ücret desteğinden yararlananların çalıştıkları işyerinde haftalık normal çalışma sürelerine dönülmesi halindeprime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigortalı ve işveren paylarının tamamı üç ay süreyle İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak. Her ne kadar kanunda sigortalı ve işveren paylarının “tamamı” ifadesi kullanılmış olsa da destek alt sınır (yani asgari ücret) üzerinden hesaplanan prim tutarları ile sınırlı olarak uygulanacak. Günlük kazanç alt sınırı özel sektör işyerlerinde 2020 için günlük 98,10 TL ve aylık 2.943,00 TL.

Bu destek, 31 Aralık 2020 tarihini geçmemek üzere, kısa çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden aydan itibaren üç ay süreyle uygulanacak. Hesaplanan destek tutarları her ay kapsama giren işverenlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna ödeyecekleri tüm primlerden mahsup edilmek suretiyle işverene prim desteği sağlanacak ve destek tutarı İşsizlik Sigortası Fonu’ndan karşılanacak. Bana hiç sürpriz olmadı, insan “Fon olmasaydı bu süreçte ne yapardık?” diye sormadan edemiyor.

Destekler Fon’dan karşılandıkça Fon’un varlığı eriyor. İŞKUR’un ‘İşsizlik Sigortası Fonu Haziran Bülteni’ne göre, Mayıs sonu itibarıyla 127 milyar 335,1 milyon TL olan Fon’un varlığı Haziran sonunda 117 milyar 635,5 milyon TL’ye düştü. Fon varlıkları geçen yılın sonuna göre yaklaşık 14 milyar TL azaldı.

İşverenlere her bir ay için sağlanacak destek süresi, kısa çalışma ödeneği alınan aylık ortalama gün sayısı ile nakdi ücret desteği alınan aylık ortalama gün sayısını geçemeyecek.

Bu teşvikten yararlanan işverenler, aynı sigortalı için diğer sigorta primi indirimi, teşvik ve desteklerinden yararlanamayacaklar.

Fon tarafından işverene sağlanan, sigortalı hissesine karşılık gelen destek tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemeyecek, yani destek işverenin olacak.

Fon’dan karşılanan tutarlar, gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gelir, gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmayacak.

Cumhurbaşkanı, üç aylık süreyi sektörel olarak ayrı ayrı veya bir bütün olarak altı aya kadar uzatmaya yetkili olacak. Yani 31 Mart 2021 tarihine kadar uzatabilecek.

Fesih yasağına ilişkin düzenlemeler…

Paketten (Covid-19) salgını gerekçesiyle yapılan fesih yasağına ilişkin düzenlemeler de çıktı. Bazı hallerde fesih yasağının uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili tereddütler yaşanmaktaydı. Kanunla bu istisnaî durumlar netleştirildi ve yasağın uygulama süresi uzatıldı.

Öncelikle fesih yasağına ilişkin tereddütleri netleştirmek kanunla yapılmamalı, ilgili Bakanlık bunu genelge yoluyla rahatlıkla açıklığa kavuşturabilirdi. Düzenleme kanunla yapılınca önceki uygulamalar tartışmalı hale geliyor!

Yapılan düzenlemeyle fesih yasağının uygulanmayacağı haller arasına,

  • Belirli süreli iş veya hizmet sözleşmelerinde sürenin sona ermesi,
  • İşyerinin herhangi bir sebeple kapanması ve faaliyetinin sona ermesi,
  • İlgili mevzuatına göre yapılan her türlü hizmet alımları ile yapım işlerinde işin sona ermesi halleri eklendi.

Ayrıca fesih yasağına ilişkin Cumhurbaşkanının 6 aya kadar olan uzatma yetkisi (Cumhurbaşkanı bu yetkisini sadece 1 ay için kullanmıştı), her defasında en fazla üçer aylık sürelerle 30 Haziran 2021 tarihine kadar uzatıldı. 17 Ağustosa kadar zaten uzatma yapıldı, yetki kullanılırsa bundan sonrası için geçerli olacak.

Bu yetkinin Cumhurbaşkanınca kullanılmasına bağlı olarak, işverenlerin çalışanları gelecek yılın temmuz ayına kadar ücretsiz izne çıkarabilmeleri mümkün olacak. Bu çok önemli bir konu ve çalışma barışını bozabilecek nitelikte. İşverenlerin bu konuda adil olmalarını diliyoruz. Çünkü ücretiz izne ayrılan kişilere verilen destek günlük sadece 39,24 TL ile sınırlı. Bu tutarın günümüz şatlarında ve bu kadar uzun bir süre için çok yetersiz olduğunu söylemeye gerek bile yok!

Mini istihdam paketiyle, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren 50’den az işçi çalıştıran ve az tehlikeli iş yerlerinde iş sağlığı ve iş güvenliği uzmanı bulundurma yükümlülüğü de 2024 yılı başına ertelendi.