İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı (İPKV) tarafından basın bülteni ile Protestan din görevlileri ve ailelerinin sınır dışı uygulamasının sonlandırılmasını başta vakıf bünyesinde olmak üzere Türkiye’deki tüm Protestan kiliseler bünyesindeki yabancı din görevlilerinin ön izinle ülkeye giriş kararlarının kaldırılarak yeniden ikamet ve çalışma izni verilmesi çağrısında bulundu.

“YAPILAN AÇIKLAMALAR YETERSİZ”

Vakıf tarafından yayınlanan basın bülteninde “2019 yılından itibaren Türkiye’deki Protestan Kilise topluluklarına hizmet eden yabancı din adamlarının ülkemizde ikametleri zorlaşmış, konu ile ilgili bilgi taleplerimize yeterli bir açıklama getirilmemiştir” denilerek bu durumun üzüntü ile karşılandığı belirtildi.

İPKV bünyesinde görev yapan ve başka Protestan kiliseleri bünyesindeki yabancı din görevlilerinin ve Türk din görevlilerinin yabancı eşlerine Türkiye’ye giriş için öz izin alınması şartı getirildiği belirtilerek, bu uygulamanın gerekçesini anlayamadıkları ve sebebini öğrenemediklerinin ifade edildiği açıklamada, “bir nevi Türkiye’ye giriş yasağı olan ön izin giriş şartı uygulaması nedeni ile hali hazırda ülkemizde ikamet eden yabancı vatandaşların ikametgâh izinlerinin uzatılmadığı veya iptal edildiği bilgilerini de almaktayız” denildi.

VAKFIN DİN GÖREVLİLERİNE KISITLAMA 

İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı’nın Ankara Temsiciliğinde yardımcı din görevlisi olarak hizmet eden, Türk vatandaşı, üç çocuk babası olan Lütfü Kerem Subaşıgüller’in ABD uyruklu eşi Anna Joy Subaşıgüller’in ikametgâh izni başvurusunun reddedildiğinin belirtildiği açıklamada, “2001 yılından beri T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın izniyle “din görevlisi” olarak Vakfımıza ve Vakfımızın bünyesindeki kilise topluluklarına 19 yıl boyunca aralıksız hizmet eden, İspanya uyruklu Ruhani Liderimize de 2019 Kasım ayında ön izin giriş şartı (istizan N kararı) uygulaması yapıldığını öğrenmiş bulunmaktayız.” denildi. Vakıf, bu kararla ilgili yasal yollara başvurulduğunu ve iptal istemiyle dava açıldığını açıkladı.

“YASAL DÜZENLEMELERE SAYGI DUYUYORUZ”

Vakıftan yapılan açıklamada  vakfın kuruluş senedinden yer aldığı şekliyle yalnızca kuruluş amacı olan dini ihtiyaçların karşılanması konusunda faaliyet göstermekte olduğu tüm yasal düzenlemelere saygı ile uyulduğu, titizlikle hareket edildiği ve amacı dışında hiçbir faaliyette bulunmadığına vurgu yapılarak, “siyasi herhangi bir oluşum içerisinde de yer almadığını ve yer almayacağını ifade etmekte fayda görmekteyiz.” denildi.

İKAMETGAH SORUNU ÇÖZÜLSÜN

Vakıftan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yukarıda açıklamış olduğumuz uygulamalar nedeni ile yaşamakta olduğumuz ön izin şartı uygulamaları ve ikametgâh sıkıntılarını dile getirerek sayın devlet büyüklerimizden tarafımıza bir yardım elinin uzanmasını gönülden diliyoruz. T.C. Anayasa’sı ve uluslararası sözleşmelerle temel hak ve özgürlükler kapsamında değerlendirilen düşünce, din ve vicdan özgürlüğünün her daim korunması dileğiyle Protestanlar olarak içinde bulunduğumuz zor durumu kamuoyunun bilgisine ve devletimizin sağduyusuna saygılarımızla arz ediyoruz. “