Erdoğan ‘Türkiye’nin İstihdam Kalkanı’ paketini duyurdu: İşverene destek sürecek, tamamlayıcı emeklilik gelecek..

“İçerdeki darbe heveslilerini, terör örgütü sevicilerini hüsrana uğratacağız”

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) döneminde artan işsizliğe karşı ‘Türkiye’nin İstihdam Kalkanı’ paketini devreye alacaklarını duyurdu. Erdoğan, “Salgın öncesinden daha iyi seviyeye ulaşmayı hedefliyoruz” derken, işverenlere desteğin süreceğini ve 2022 yılında ‘tamamlayıcı emeklilik sistemi’nin getirileceğini belirtti.

Kabine toplantısının ardından açıklama yapan Erdoğan, Koronavirüs salgınında normalleşmeye ilişkin alınan yeni kararları duyurdu. 65 yaş üstü vatandaşların her gün belirli saatlerde dışarı çıkabileceğini belirten Erdoğan, nikah salonları ve düğün salonlarını açılışı için de tarih verdi. 18 yaş altı gençlerin de aileleri ile birlikte istedikleri zaman dışarı çıkabilecekleri belirtilirken, sinemalar, tiyatrolar ve gösteri merkezlerinin de 1 Temmuz’dan itibaren faaliyete geçeceği vurgulandı.

Erdoğan, konuşmasında Türkiye ekonomisinin salgından çok kötü etkilenmediğini söylerken, ilk çeyrekte TÜİK’in açıkladığı yüzde 4,5’lik büyüme oranına vurdu yaptı. “İçerdekiler hala anlamak istemiyor ama bakıyorsunuz OECD Türkiye’yi ilk çeyrekte dünyada bir numara olarak gösteriyor” diyen Erdoğan, ikinci çeyrekte olumsuz gelişmeler olabileceğini ancak üçüncü ve dördüncü çeyrekte büyüme oranlarını yüksek geleceğini söyledi.

Son dönemde dünyadaki neredeyse tüm endekslerdeki yükselmeye paralel olarak Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksinin de 110 binin üzerine çıktığını hatırlatan Erdoğan, “Tekrar 110 bin seviyelerine çıkması bizi diğer ülkelerden pozitif yönde ayrıştıran başka bir faktördür” ifadesini kullandı.

“İçerdeki darbe heveslilerini, terör örgütü sevicilerini hüsrana uğratacağız”

Dış politikada başarılı neticeler elde edildiğini söyleyen Erdoğan, Libya’da General Halife Hafter‘in Trablus’un ele geçirilmesi sonrası ‘kaçacak delik aradığını’ belirtti. “Akdeniz’de asla gerilim istemiyoruz. Denizden komşusu olduğumuz Libya’nın huzur ortamına kavuşması için çalışıyoruz” diyen Erdoğan, Libya’nın toprağında ya da doğal kaynaklarında Türkiye’nin gözü olmadığını, savaş sonrası ‘onlarla birlikte kazanılacak bir iklimi oluşturmaya’ çalıştıklarını söyledi.

Muhalefete “Önümüzdeki dönemde hem içerideki, hem de dışardaki darbe heveslilerini, terör örgütü sevicilerini, sömürgeci zihniyetlerini hüsrana uğratmaya devam edeceğiz” sözleriyle yüklenen Erdoğan, ülke içinde terör örgütlerine destek verenlerin, Libya’da Hafter güçlerini desteklediğini öne sürdü. Erdoğan, muhalefetin Türkiye’nin başarısız olmasını beklediğini iddia ederken, “Tarihi bir başarıya imza atarak heveslerini kursaklarında bıraktık” dedi.

 

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“En güzel sevda ve dava şiirleri yazan merhum Karakoç’un hatırasını yaşatma sorumluluğunu yeni nesillere emanet ediyoruz. Biz duruşu olmalı insanın, bir bakışı, anlayışı, bir davası olmalı. Kendisi de işte bu mısralarında tarif ettiği bu naiflikte bir insan olan merhum Zarifoğlu’nun mücadelesini de aynı şekilde gençlerimize emanet ediyoruz. Değerlerimize iyi sahip çıkarken, yeni değerler yetiştirmenin de çabası içinde olmalıyız.

“Uzun bir aradan sonra yüz yüze gerçekleştirdiğimiz kabine toplantımız az önce sona erdi. Toplantımızda normalleşme takvimi çerçevesinde attığımız adımların çok yönlü değerlendirmesini yaptık. Salgın dönemini Avrupa’yla kıyaslandığında en az kısıtlama, can kaybı ve eonomik sıkıntıyla atlattığımız bir gerçektir. Bu musibetin kökü tamamen kazınana kadar hayatımızı maske, mesafe ve temizlik ilkeleri çerçevesinde düzenlememiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Ülkemizin tek başına salgını yenmesi yetmiyor. Bu bakımdan yeni normal dediğimiz düzenin bir süre daha devame deceği gerçeğine kendimizi alıştırmalıyız.

“Hastaneden ilaca, maskeden solunum cihazına bu mücadeleyi yürütmek için ihtiyaç duyduğumuz her türlü imkana sahibiz. Sadece salgın sürecinde hizmete açtığımız hastanelerin yatak ve yoğun bakım kapasiteleri dahi pek çok ülkeyle yarışacak düzeydedir. Şehir hastaneleri sayesinde kendimizi güvende hissediyoruz. Ülkemizde yaşayan herkesi içine alacak kapsamdaki sağlık sigortası sistemimiz dünyaya örnek olmuştur. Sayıları bir milyon 100 bini bulan sağlık ordumuzla 83 milyon vatandaşımızın hizmetindeyiz. Milletimiz hem salgından korunma, hem de hastalandığında ne yapması gerektiği hususunda bilgilenmiştir. İstemediğimiz görüntülere şahit oluyoruz. Bu tür olumsuzlukların genel olduğu kanaatindeyim.

“Türkiye’nin bu tarihi fırsatı kaçırmaması için gereken her şeyi yapacak, her mücadeleyi yürüteceğiz. Çocuklarımıza emanet edeceğimiz büyük ve güçlü Türkiye’nin inşasında son dönemece giriyoruz. Sultan Alparslan’ın kapılarını açtığı, Gazi Mustafa Kemal’in yeniden ayağa kaldırdığı bu güzel ülkeyi beraberce layık olduğu yere çıkaralım. Milli iradeye sahip çıkarak, ekonomimizi büyüterek, istikrarımızı koruyarak başlattığımız bu büyük şahlanışı tek yumruk halinde zaferle neticelendirelim. Darbelerin, cuntaların pençesinden kurtarıp her alanda yerli ve milli zihniyetin hakim olması için çok çalıştığımız ülkemize borcumuzu böyle ödeyebiliriz.

“Halen devam eden kimi kısıtlamaları gelişmelere göre değerlendiriyor ve sonuçları milletimizle paylaşıyoruz. Aldığımız kararlar şu şekildedir:

“Lokanta, kafe, kıraathane gibi işletmelerin kapanış saati 22.00’den 24.00’e uzatılmıştır. Sinema, tiyatro, gösteri merkezi gibi işletmeler 1 Temmuz’dan itibaren faaliyete geçebilecektir. 65 yaş üstü vatandaşlarımız haftanın her günü 10.00 ila 20.00 saatleri arasında dışarı çıkabilecektir. 18 yaş altıyla ilgili kısıtlama ise küçüklerin ebeveynlerin refakatinde olmaları şartıyla kalkmıştır. Milli parklar ve doğal parklar 18 yaş altı ve 65 yaş üstü için ücretsiz olacaktır. Nikah salonları 15 Haziran’dan itibaren, düğün salonları 1 Temmuz’dan itibaren faaliyete geçecektir. Aldığımız kararların hayırlı olmasını Allah’tan diliyorum.

“Bugüne kadar sağlık yardımı veya ihracat izni talebine olumlu karşılık verdiğimiz ülke sayısı 125’i bulmuştur. Hekimlerimizin Covid-19 hastalığı tedavisinde etkin şekilde kullandığı ilacı TÜBİTAK çatısı altında çalışan bilim insanlarımız kendi sentezimizle üretmeyi başardı. Ruhsat sürecinin tamamlanmasının ardından ilaç kullanıma sunulacaktır.

“Küresel ekonomi üzerinde tarihte benzerine az rastlanılan şiddette olumsuz etkiye neden oldu. dünya ticaret hacmi önceki krizlerden farklı olarak hem arz hem de talep yönlü daralmayla önemli ölçüde düştü. DTÖ’nün hesaplarına baktığımızda daralmanın yüzde 13-32 arasında gerçekleşeceği yönündedir. IMF ise ticaret hacminin 2020’de yüzde 11 azalacağını öngörüyor. 2020 yılında dünya genelinde büyük üretim kayıpları, işsizlik oranlarında yükselişler bekleniyor. Hükümetler ve merkez bankaları ekonomilerini ve finans sistemini desteklemek amacıyla maliye ve para politikalarını destekleyen önlem paketleri açıkladı. Avrupa ve Amerika’da açıklanan destek paketlerine rağmen toparlanmanın yavaş ve sınırlı olduğu görülüyor. Oldukça ciddi rakamlara ulaşan kamu yardımlarının ekonomilere ağır yük getireceği anlaşılıyor.

“Türkiye ekonomide de hızlıca devreye aldığı kapsamlı tedbirlerle salgının etkilerini en aza indirmeye başarmıştır. Sağlam ekonomik yapımız sayesinde, tüm vatandaşlarına ücretsiz tedavi imkanı sunabilen nadir ülkelerden birisi oldu. 18 yıl önce ne demiştik, biz ülkemizi 4 temel taş üzerinde yükselteceğiz. Biri eğitim, ikincisi sağlık, üçüncüsü adalet, dördüncüsü emniyet demiştik. Dört temel taşı yerine koyduk, üzerine bir şeyler daha ilave ettik. Bütün bunlarla beraber Türkiye artık yerinde duramayan ve her geçen gün daha da güçlenen ve ileri yürüyen bir ülke. Son 3 ayda 5,5 milyon ailemize 1000 lira karşılıksız nakdi yardımda bulunduk. Esnafımızın ve işletmelerimizin maliyetini ciddi oranda azalttık. Kamu bankaları aracılığıyla çok kolay şartlarda finansman desteklerini devreye alarak nakit” ihtiyacını karşıladık. Hem işten çıkarmayı yasakladık, KÇÖ ile işletmelerin maaş yükünü hafiflettik. Marttan bu yana 3 milyondan fazla kişi kısa çalışma uygulamasından faydalandı. Ücretsiz izne ayrılanlarla KÇÖ’den yararlanamayan çalışanlara aylık 1177 lira nakdi ücret desteği vermeye başladık. Nakdi ücret desteğinden yararlanan çalışan sayısı da 1 milyonu buldu. 6,7 vatandaşımıza 40 milyar lira finansman desteği verdik. 1 milyon 300 bin esnafımıza 27 milyar lira finansman sağladık. 197 bin işletmeye 154 milyar lirayı aşkın finansman tahsisi yaptık. Esnafımızın, sanatkarımızın, sanayicimizin yanında yer almaya devam edeceğiz.

“Ağustos 2018’de başlayan kur ataklarının ve spekülatörlerin etkilerini gidermek için verdiğimiz mücadeleyi salgın döneminde de sürdürdük. Enflasyon ve faizlerin düşüşe geçtiği, makroekonomik göstergelerde önemli başarıların elde edildiği sürece sahip çıktık. Ekonomik İstikrar Kalkanı’nı devreye alabildik. iDışardan hiçbir yardıma ihtiyaç duymadan şirketlerimize, esnafımıza ve vatandaşlarımıza destek olduk. Her talepe anında dönüş yaparak destek mekanizmalarını devreye aldık. Konutta tarihin en düşük maliyetlerini içeren bir finansman desteğini geçtiğimiz günlerde milletimizin istifadesine sunduk. Otomotiv ve turizmde de finansman imkanları sağladık. Devreye aldığımız adımlar Türkiye’nin ekonomik açıdan ne kadar sağlam durumda olduğunu gösterdi. Şimdi bu kazanımları özellikle istihdamda gerçekleştireceğimiz sıçrama ile taçlandırmak var. Türkiye’nin istihdam kalkanı adıyla kapsamlı bir reform paketi hazırladık. Buradaki amacımız Ocak 2019, Nisan 2020 arasında işsiz kalan vatandaşlarımızın yeniden istihdama katılmalarını sağlamaktır. Kayıpları telafinin ötesinde kur saldırısı ve salgın öncesinden daha iyi bir istihdam seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz.

“Bu kapsamda ilave istihdam için teşvik sağlayacağız. Sürecin en önemli göstergelerinden olan kısmi ve esnek çalışmada işgücü piyasamızı daha verimli hale getirecek düzenlemeleri hayata geçireceğiz. 25 yş altı gençlerin istihdamını destekleyerek beceri ve deneyim kazanmalarını temin edeceğiz. 25 yaş altı ve 50 yaş üstünün kolayca istihdam edilmesini sağlayacağız. Karma model ile işçilerin kazanılmış hakları korunacak. Tamamlayıcı emeklilik sigortası ile ilave destek alınabilmesini sağlayacağız. Devlet elini taşın altına koyacak. Bu kapsamda oluşacak fon ile Türkiye’nin İstihdam Kalkanı’nı sürekli hale getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’nin istihdam kalkanını devreye aldıktan sonra tamamlayıcı emeklilik sistemini de 2022’de yürürlüğe sokacağız.

“Malum devlet terörle de mücadelesini veriyor. Dağda taşta her yerde. Cudi’de, Gabar’da bizim polisimiz, mehmetçiğimiz, güvenlik koruyucularımız, öbür tarafta jandarmalarımız, hep birlikte buralarda terörle mücadeleyi devam ettirdi, ettiriyor. Bunun da bir maliyeti var. Bunlar devam ederken düşünün milli ve yerli, yüzde 20 gibi savunma sanayinde güce sahipken, bunları yüzde 70’e çıkardık. Bütün bu yatırımlar aynen devam ediyor. Türkiye bütün bu alanlarda güçlenen bir ülke. Bu mücadele bu şekilde devam ettiği içindir ki Güneydoğu’da, Doğu’da eski anlar tarih oldu. Tek terörist kalmayıncaya kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Türkiye’nin diğer tarafta da istihdam kalkanı ile ilgili çalışmaların ayrıntılarını Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’mız ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’mız paylaşacaktır. Ülkemizde çalışmak isteyen herkesi iş sahibi yapana kadar proje üretmeyi sürdüreceğiz.

“Üretim ve ihracat odaklı büyüme politikamızı daha güçlü şekilde uygulamakta kararlıyız. Reel sektöre ve sanayicimize daha çok destek vereceğiz. Yatırımların yüksek ve orta yüksek teknolojili sektörlere yönelmesini sağlayacağız. Salgın döneminde ülkelerin kendi kendine yetebilmesinin önemi daha iyi anlaşıldı. Ertelenen yatırımların daha güçlü şekilde devreye alınmasını temin etmeyi hedefliyoruz. Yeni ticaret imkanlarının doğacağını düşünüyoruz. Dünyada sağlık konusunda en iyiler arasında olduğumuzu gösterdik. Dünya ekonomisindeki yerimizi daha da güçlendireceğiz. Birçok ekonominin ciddi daralma kaydettiği yılın ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinin yüzde 4,5’la yüksek bir büyüme performansı gösterdiğini gerek ulusal, gerekse dünya artık görüyor, biliyor. İçerdekiler hala anlamak istemiyor ama bakıyorsunuz OECD Türkiye’yi dünyada bir numara olarak gösteriyor. AB aynı şekilde, G20 aynı şekilde gösteriyor. Belki ikinci çeyrekte olumsuz bazı gelişmeler olabilir ve üçüncü dördüncü çeyrekte biz bu büyümeyi yakalayacağız. Çünkü artık zemin sağlam. Nisandaki kayıplara rağmen mayıs ayı öncü göstergeleri ekonomimizin toparlanmaya başladığını işaret ediyor. Bakın Amerika 45 milyona yakın işsizi var. Türkiye bütün bu şartlara rağmen dimdik ayakta duruyor. Şu anda da işsizi olsun, vatandaşlarına her türlü imkanı sağlamanın gayreti içerisinde. Toparlanma yerini hızlı bir büyümeye bırakacaktır. Enflasyonun hedeflediğimiz seviyelere inmesini sağlayarak olumlu süreci desteklemekte kararlıyız. Rekabeti ve verimliliği artıracak yapısal reformların yanında fiyatlardaki şişkinliği giderecek tedbirleri alacağız. Amacımız 2020’de yüzde 8,5 olarak enflasyonu kademe kademe düşürerek 2021’de yüzde 6’ya, 2022’de inşallah yüzde 5’in altına indirmektir. BIST 100 endeksinin tekrar 110 bin seviyelerine çıkması bizi diğer ülkelerden pozitif yönde ayrıştıran başka bir faktördür. Daha çok güzel şeyler göreceksiniz, bunları da öğreneceksiniz. Türkiye döviz kuru gelişmelerine kıyasla diğer ülkelere göre de iyi durumdadır. Devlet tahvili faizlerinin 5 yıllıklarda yüzde 11’de gerçekleşmesi de aşağı yönlü bir eğilimin işaretidir. Bu göstergeler normalleşme dönemine ekonomik açıdan sağlam girdiğimizi gösteriyor. 

“Türkiye olarak son dönemde salgınla mücadelenin yanı sıra dış politikada da pek çok başarıya imza attık. Gelişmiş ülkelerin bile aralarında maske savaşına tutuştuğu bir dönemde tüm dünya ile dayanışma sergiledik. Filistin’den Somali’ye, Tunus’tan Brezilya’ya kadar her kıtadan her inançtan 125 farklı ülkeye tıbbi yardım malzemesi gönderdik. 128 ülkeden 80 bin vatandaşımızı salgın döneminde Türkiye’ye getirerek ailelerine kavuşturduk. Ülkemiz hamdolsun güçlenerek, itibarına itibar katarak çıkmıştır. Cumhurbaşkanlığı Sistemi’nin getirdiği avantajları başarılı kullanarak, dış politika sahasına da yansıttık. 5 Mart’ta İdlib’de tesis ettiğimi sükunet ortamının bozulmasına izin vermedik. İdlib’in çatışma ortamına sürüklenmesine göz yummayacağız. Süreci yakından takip ediyor, gereken her türlü önlemi alıyoruz.

“Irak’ın kuzeyinde yuvalanan PKK’lı teröristlere yönelik operasyonlarımızı kesintisiz şekilde sürdürdük. Örgütün ekmeğinin peşindeki işçiyi, Vefa Sosyal Destek Grupları’nı hedef alan kalleş eylemleri içerde ve dışardaki sıkışmışlığın en bariz örneğidir. Bölücü terör örgütüne nefes aldırmıyoruz. Türkiye 40 yıla yaklaşan mücadelesinde tarihinin altın çağını yaşıyor. Son terörist etkisiz haline getirilinceye kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızın canına, namusuna kasteden alçaklar kendilerini bekleyen acı akıbetten kurtulamayacak.

“Geride bıraktığımız dönemde en güzle haberleri aldığımız yerlerin başında şüphesiz Libya vardır. Hafter ile destekçilerinin Trablus’u ve Libya’yı işgal planı hezimetle sonuçlanmıştır. Çöl aslanı şehit Ömer Muhtar’ın torunları sağdan soldan topladıkları lejyonerlerle Libya’yı işgale yeltenenleri bozguna uğratmıştır. Darbecilerin bugün kaçacak delik aradığını görüyoruz. Her zaman dediğimiz gibi, zor oyunu bozar. Libya’ya kurulan uluslararası tuzak bozulmuştur. Sahada elde edilen neticeler çok daha büyük zaferlerin müjdecisi olacaktır. Libya’nın tamamında barış tesis edilene dek kardeşlerimizi desteklemeyi sürdüreceğiz. Sağlık ulaşıma, enerjiden savunmaya kurumsal kapasitenin geliştirilmesine kadar Türkiye’nin birikimizi ve tecrübesini Libya halkının istifadesine sunacağız. Akdeniz’de asla gerilim istemiyoruz. Denizden komşusu olduğumuz Libya’nın huzur ortamına kavuşması için çalışıyoruz. Türkiye’nin kimsenin ne toprağında ne de doğal kaynaklarında gözü vardır. Biz sadece kardeşlik bağlarımızın bulunduğu Libya’nın güvenliğini ve esenliğini istiyoruz. İyi günlerinde de onlarla birlikte kazanacağımız bir iklimi oluşturma gayretindeyiz.

“Muhalefetin milletimizin çıkarlarını savunmak gibi bir derdinin olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır. Ülkemizde terör yapılarına destek verenler, Libya’da da aynısını yapmıştır. Doğu Akdeniz’de petrol arama faaliyetlerimize Rumlarla aynı tepkileri vermişlerdir. Köklü kardeşlik bağlarımıza aldırmadan ‘Ne işimiz var’ demişlerdir. Libya hükümetine terörist iftirası atacak kadar ileri gitmişlerdir. Ülkemizin başarısız olması için çok beklediler, hamdolsun tarihi bir başarıya imza atarak heveslerini kursaklarında bıraktık. Önümüzdeki dönemde hem içerdeki, hem de dışardaki darbe heveslilerini, terör örgütü sevicilerini, sömürge zihniyetlerini hüsrana uğratmaya devam edeceğiz.”